8 Ekim 2010 Cuma

Gece saat kaç bilmiyorum...mesele de değil...soğuk bir izmir gecesi...alsancak iskele...bir şişe ağır ağır içilen bira...yann tiersen...üşüyorum...buraya neden ve niçin geldim bilmiyorum...gece olunca bana bir şeyler oluyor...aslında bana her zaman olan şeyler geceleri tezahür ediyor...insanın çektiği vicdani ızdırap,fiziksel bir acıya dönüşüyormuş bunu öğrendim...hiç günahsız bir fetus...ne haldeyim anlatamam...çok ağır bir durum...ben ne düşüncelerle bu işi yaparken...neler oldu...çok mu hızlı dönüyor dünya ? Yada biz insanlar mi yavaşız...berbat bir gece daha...diğerleri gibi...yazıyorum...her şeye dair...en çok ta aşka...peki elime geçen ne ? Hiç bir şey...insanlar okuyup beğen butonuna basıyor...karmakarışık bir halde , gecenin bu saatinde,hem de ayaz varken...ben burda denizin soğuğu,içimin acısı,bir şişe bira ve hüzünlü birkaç şarkıyla,intahar senaryoları çiziyorum...anlatacak kimsem yok...ve o kadar çaresizim ki...soruyorum artık kendi kendime...nesin sen ? Bir Hiç...

1 Ekim 2010 Cuma

Gece saat 02:24...ekim ayına girdik değil mi...doğum günüme son 29 gün :) ben 23 yıllık hayatımın en berbat yılı seçtiğim geride kalan yıl,beni bambaşka bir ben yaptı...tek güzellik...yeniden yazıyorum...o kadar acı sıkıntı stres sadece içimde lanet ettiğim bir bohem bıraktı...güzel bi yarınım olsun diliyorum tanrı'dan :) aramız pek iyi olmasa da...umut güzel şey ama...güzellikler umut edip arkamdaki yıkıntıdan toz içinde çıkmaya çalışıyorum...askerlik,gerginligim,rahatsızlığım, o surtuk, ölüme yaklaşma korkusu, yarım kalan hayaller, ben çok yorgunum, bitkinim, ve yalnızım...bu sonuncusu pek rahatsız etmiyor açıkçası...uzun bir süre güven sorunu yaşayacağım,ve eminim bende onarılmaz hasarlar bırakacak...neyse...the last shadow puppets çalıyor :) seperate and ever deadly...yaşamaya devam...seviyorum hepinizi :)